5 Haziran 2011 Pazar

senle...

senle şöyle oturup konuşmak vardı
türk kahvesi orta şekerli
sigara bir kaç nefes...
basit bir konu
mutluluk mu?
basit mi ki o bilemedim. 
ayrılık mı?
ağır gelmez mi?
her neyse 
konuşmak vardı işte
ama öyle havadan sudan konuşur gibi değil.
konuşur gibi konuşmak.
evet evet
senle şöyle oturup konuşmak vardı.
birkaç yudum şarap eşliğinde.
klasik olmak vardı
bacak bacak üstüne atmak 
içten içe dilimizin ucuna gelenleri...
dilimizin ucunda bırakmak
sonra yutkunmak
"söz sende" bakışı atmak..
mahçup kırık
konuşmak vardı.
konuşamadıklarımızı konuşmak...


hep yapamadığımız gibi
özlem duyamıcak kadar yabancı olduğumuz gibi
anla işte sadece konuşmak vardı senle
konuşmak...