hayatımdaki eksik noktalara uzaktan baktım, doluluktn boşlukları seçeyim dedim bi an...
bakındım ölee..
siyahla eksik kaldı beyazlara!
eksiklerim baskın geldi, eksik olmayan yanlarım eksik kaldı!
öğreniyorum bende..akıntıya ne kadar kolay kapılabildiğimi öğreniyorum..şakayla başladıklarımı kafamda gerçekle bitirdiğimi, kendi kendime ettiklerimi görerek öğreniyorum!
deneme-yanılma en acı vereni olsa da izleri en net o yerleştiriyor yüzüme...her yeni gelenden gizlemeye çalıştığım izlerimi! senden bundan bir tane koyma yüzüme demekten korktuğum izlerimi...
"bayım gördükleriniz yorgunluktan ibaret, hayat yorarken işaretledi beni!" diye kandırıyorum çunkü ben her yeni geleni...
görmesin bilmesin yaralanabilceğimi, bir de o yaralayamasın diye!
bir kez daha denedim!yanıldım..
bin nasihattan iyi geldi bana..
ellerim soyuldu, gözyaşlarımı tek başına silen ellerim...
yaktı ellerimiz tuzlu su diye silemedim bir süre sonra;
bıraktım aktılar tek tek!
hiç sevmedim sessizliği! ellerim hiç ısınamadı benim. hiç bakılmayan aynalar buldum; tek tek örttüm üstlerini. kimsesizlik, tercih meselesi haline geldi; her şey asılı kaldı yalnızlıkta! ve "şimdi ben kimle(rle)yim?" ile başladım; sonu gelmeyen cümleler kurmaya... abajurumun altında güneşin izleri var.hiç çıkmasın isterim! -randomness-
25 Eylül 2010 Cumartesi
20 Eylül 2010 Pazartesi
paylaşılsa da yalnızlık!
bitkisel yalnız olrak düşündüm;
yalnızlık "tek başına kalmak" değil, "kimsesiz" olmakmış...
yalnızlık paylaşılırmış!!
Özdemir Asaf'ın şiirinde söylediğinin aksine, özne olmak, ötekiyle "yalnızlığı paylaşmaktır". Lacan "cinsel ilişki yoktur" diyerek öznelerarası yakınlaşmanın doruğunda bile "yalnızlık yalnızca paylaşılır" diyordu. o ışıksız ve dilsiz yerdeki yalnızlık, Asaf'a inat, "paylaşılsa da yalnızlık!". paul bjerre in bir sözü vardır çok severim; "yalnızlık cehennem, baş edebilmek ise cennettir" diye...
yalnızlık, çekilir, hatta hastalık gibi korkulup kaçılır ondan, çünkü tek başına -alone- olmaya dayanamamaktır yalnızlık-loneliness-.
yalnızlar herkesin içinde kimsesizdirler, çünkü yalnızlıklarını bitirecek kayıp kimse gitmiştir, terk etmiştir, sesi duyulmaz, soluğu işitilmez olmuştur, belki de hiç yoktur.
herkesin gürültüsü, yalnızı "tek başına" olmaktan, bir başka deyişle sadece kendinden kurtarır, yalnızlığından değil. içlerindeki yalnız yanlarını yatıştırıp susturabilenler, tek başına kalmaya dayanabilirler, hatta bazen tek başına kalmayı isterler, sonuçta tek başına kalmak, her öznenin, özne olmasının diyetine , yani dışarıda bırakılan kendi kimsesiz yanına dayanabilme gücüyle ilişkilidir!!!
çocuklar önce karanlık ve yalnızlıktan korkarlar.
çocuk ben - anneciğim konuş benimle! karanlıkta korkuyorum!
annem-neden? bunun ne yararı olacak?
çocuk ben - birisi konusunca aydınlanıyor!
neden böyle demişim ki??
bir kimsenin konuşmasıyla oda değildi aslında benim dunyamda aydınlanan! iç odalardı! çünkü iç odamın aydınlığı karanlığı bana dayanılır kılandı!
dedim ya o ışıksız ve dilsiz yerdeki yalnızlık Asaf'a inat "paylaşılsa da yalnızlık!"...
yalnızlık "tek başına kalmak" değil, "kimsesiz" olmakmış...
yalnızlık paylaşılırmış!!
Özdemir Asaf'ın şiirinde söylediğinin aksine, özne olmak, ötekiyle "yalnızlığı paylaşmaktır". Lacan "cinsel ilişki yoktur" diyerek öznelerarası yakınlaşmanın doruğunda bile "yalnızlık yalnızca paylaşılır" diyordu. o ışıksız ve dilsiz yerdeki yalnızlık, Asaf'a inat, "paylaşılsa da yalnızlık!". paul bjerre in bir sözü vardır çok severim; "yalnızlık cehennem, baş edebilmek ise cennettir" diye...
yalnızlık, çekilir, hatta hastalık gibi korkulup kaçılır ondan, çünkü tek başına -alone- olmaya dayanamamaktır yalnızlık-loneliness-.
yalnızlar herkesin içinde kimsesizdirler, çünkü yalnızlıklarını bitirecek kayıp kimse gitmiştir, terk etmiştir, sesi duyulmaz, soluğu işitilmez olmuştur, belki de hiç yoktur.
herkesin gürültüsü, yalnızı "tek başına" olmaktan, bir başka deyişle sadece kendinden kurtarır, yalnızlığından değil. içlerindeki yalnız yanlarını yatıştırıp susturabilenler, tek başına kalmaya dayanabilirler, hatta bazen tek başına kalmayı isterler, sonuçta tek başına kalmak, her öznenin, özne olmasının diyetine , yani dışarıda bırakılan kendi kimsesiz yanına dayanabilme gücüyle ilişkilidir!!!
çocuklar önce karanlık ve yalnızlıktan korkarlar.
çocuk ben - anneciğim konuş benimle! karanlıkta korkuyorum!
annem-neden? bunun ne yararı olacak?
çocuk ben - birisi konusunca aydınlanıyor!
neden böyle demişim ki??
bir kimsenin konuşmasıyla oda değildi aslında benim dunyamda aydınlanan! iç odalardı! çünkü iç odamın aydınlığı karanlığı bana dayanılır kılandı!
dedim ya o ışıksız ve dilsiz yerdeki yalnızlık Asaf'a inat "paylaşılsa da yalnızlık!"...
17 Eylül 2010 Cuma
bir şey arıyorum her yerde...
içimde bir yerlerde
duvarları neden bilmem
bir bina yapıyorum durmadan.
Önce
her şeyi her yere yerleştiriyorum
Sonra bir şey arıyorum her yerde..:/ -haldun iplikçioğlu-
yalnızlık görünmez, çünkü yalnızlık tek başına olmaktan farklı bir durumdur. bu duygu insana bazen tek başınayken, bazen iki başınayken, bazen daha kalabalık gruplar içindeyken gelir!
doldurulması gereken bir boşluk, bir istek, dürtü, huzursuzluk, can sıkıntısı, eksiklik hissi, yokluk gibi farklı biçimlerde yaşayabilir insan bu duyguyu...
bu duygu bazen o kadar rahatsız edici, hatta acı verici olabilir ki çoğu insan bundan kaçınmak için çaba gösterir, o boşluğu doldurmak için harekete geçer.
insanların yaptığı, söyled,iği bir çok şeyin altında yalnızlık korkusu ve bundan kaçınma isteği yatar, çok az insan kendini bu duyguya teslim eder!
işte ben teslim ettim...özgürlüğü böyle keşfettim!
duvarları neden bilmem
bir bina yapıyorum durmadan.
Önce
her şeyi her yere yerleştiriyorum
Sonra bir şey arıyorum her yerde..:/ -haldun iplikçioğlu-
yalnızlık görünmez, çünkü yalnızlık tek başına olmaktan farklı bir durumdur. bu duygu insana bazen tek başınayken, bazen iki başınayken, bazen daha kalabalık gruplar içindeyken gelir!
doldurulması gereken bir boşluk, bir istek, dürtü, huzursuzluk, can sıkıntısı, eksiklik hissi, yokluk gibi farklı biçimlerde yaşayabilir insan bu duyguyu...
bu duygu bazen o kadar rahatsız edici, hatta acı verici olabilir ki çoğu insan bundan kaçınmak için çaba gösterir, o boşluğu doldurmak için harekete geçer.
insanların yaptığı, söyled,iği bir çok şeyin altında yalnızlık korkusu ve bundan kaçınma isteği yatar, çok az insan kendini bu duyguya teslim eder!
işte ben teslim ettim...özgürlüğü böyle keşfettim!
12 Eylül 2010 Pazar
just missin' again:(
yürek çakılıp kalmışken, aklın nasıl o kadar hızlı çalışabildiğini merak ediyordum!
kendimden en emin olduğum zamanlarda; yalnız da gayet iyi yaşayabildiğimi düşünmeye başladığım sıralarda bile onu çok özlüyordum:(
benden bir şeyler eksikmiş gibiydi; bacağım kesilmiş ya da bir dişim düşmüştü sanki!
neyin eksik olduğunu biliyorum ama sürekli dilimin diş etlerindeki boşluğa kaymasını engelleyemiyordum ya da hayalet uzvum için için sancıyordu!
böle bir şeydi işte...
kendimden en emin olduğum zamanlarda; yalnız da gayet iyi yaşayabildiğimi düşünmeye başladığım sıralarda bile onu çok özlüyordum:(
benden bir şeyler eksikmiş gibiydi; bacağım kesilmiş ya da bir dişim düşmüştü sanki!
neyin eksik olduğunu biliyorum ama sürekli dilimin diş etlerindeki boşluğa kaymasını engelleyemiyordum ya da hayalet uzvum için için sancıyordu!
böle bir şeydi işte...
gülen...
...dünyayı yöneten yedi tanrı, Tanrı güldüğünde doğdular...
(O'nun)kahkahalarından sonra ışık göründü...
2.kez katıla katıla güldü, her yer su oldu.
3.gülme patlamasında Hermes göründü; 4.de yaratma; 5.de yazgı; 6.da zaman...
sonra 7.gülüşten önce Tanrı'ya korkunç bir ilham geldi, ama o kadar kuvvetle güldü ki;
gözyaşlarından insan ruhu* doğdu!!!
(O'nun)kahkahalarından sonra ışık göründü...
2.kez katıla katıla güldü, her yer su oldu.
3.gülme patlamasında Hermes göründü; 4.de yaratma; 5.de yazgı; 6.da zaman...
sonra 7.gülüşten önce Tanrı'ya korkunç bir ilham geldi, ama o kadar kuvvetle güldü ki;
gözyaşlarından insan ruhu* doğdu!!!
6 Eylül 2010 Pazartesi
kırık :/
o kadar kırıldım ki...
bütün gece uyumadım her şey güzel geçti falan filan..güldük eğlendik derler ya o hesap..
sonra bir şarkı duydum! whats gonna happen to you and now your feelings have changed!!! başladım ağlıyorum!
hani sanalda olmasak bilsem mi burası kağıttan; sırılsıklamdı şimdi yazı; teknolojinin faydası bu olsa gerek:(
kırıldım!
iradesizliğime kırıldım..
aşık olduğum için kendime kırıldım!
"biz dostuz" dedi; kırıldım...
onu bir daha göremeyeceğime, ona doyamamaya kırıldım
vaktinden önce pes etmelerine kırıldım
geçmişe kırıldım gelecekten kormazmış gibi...
yalan söylemelerine kırıldım...
ona kırıldığımı hiçbir zaman bilmeyecek olmasına kırıldım!!!
gözyaşlarımı silemeyişime kırıldım
akan yaşları onun sevgisinden başka hiçbir şeyin paklayamayacağını bildiğim halde kılımı bile kıpırdatmadan ondan bir şeyler beklememe kırıldım...
bana sahip çıkmamasına kırıldım
beni hiç özlememesine kırıldım...
her şeye rağmen beni hala sevdiğine inanmama kırıldım!
sadece istediğinde değerli olduğumu düşünmelerine, sadece istediklerinde ulaşabilmeme kırıldım!
hayatı benim gibi görememelerine kırıldım..
dünyaya kırıldım hayatımdaki iki erkeği benden çaldığı için, yaşama kırıldım en sevdiğim insanın yaşamasına izin vermediği için, annem ağladığı için gözyaşlarına kırıldım, beni terk ettiği için o*na kırıldım...
beni hala hayatta kalmaya zorlayan büyümeyen çocuk ruhuma kırıldım, hatta hala masallara inandığım için kendime kırıldım!
beğenilmediğim için kırıldım!
gözümün içine bakıp "ben kimseye bağlanamam" demesine kırıldım
hep bulanık ve karmaşık olan kafama kırıldım!
hep en zoru isteyen kalbime kırıldım, kalbime sahip çıkamadığı içinde aklıma kırgınım!
bizi bir daha hiç karşılaştırmayacak olan kadere kırıldım...
bu kadar çabuk kabullenmesine kırıldım
bazı şeyleri anladığımda hep geç olmasına kırıldım!
kalbime dost diye tanıttıklarımın beni yalancı çıkarmasına çok kırıldım
benim için geleceğini düşünürken bensiz gittiğini görmeme kırıldım...
gülümsemenin ne demek olduğunu unutmalarına, gözyaşının değersizliğine inananlara kırıldım!
uzak olmaya, elini uzatsa tutamayacak olmaya,çaresizliğe kırıldım...
ben bu kadar önemserken önemsememelerine kırıldım
mutluluğun üstüne oyunlar oynayan oyunculara kırıldım!
zamanın bu kadar hızlı akıp gitmesine, geri gelmemesine kırıldım...yaşlanmaya, gençleşememeye kırıldım.
hayatın herkese adil olmadığını farketmeme kırıldım, bunu öğrenince üzülmeme, zayıflığıma kırıldım!
alışamamaya kırıldım.
o kadar çok inanmak isterken geçmişte yaptığın hataya kırıldım, buna rağmen süre gelen hareketlerine kırıldım, beni değiştirmeye çalışmana kırıldım, seni kabullenmeme değiştirmene izin vermeme kırıldım!!
bir süre sonra kendi hayatımı bırakıp başkalarınınkine ortak olmama kırıldım...
hayallere kapıların kapalı olmasına, tekdüzeliklere, düşüncesizliklere kırıldım.
beni herkes sanmasına kırıldım, herked değilim dediğimde duymamasına kırıldım, buna rağmen ondan kopamamama kırıldım, kendimi ona ispatlamaya çalıştıım için kendime kırıldım!
bana laik görmediği iişkileri başkalarıyla yaşamalarına kırıldım, tek bir açıklama bile yapmamalarına, hiçbir şey demeden ortadan yok olmalarına kırıldım!
karşıma kötü niyetli insanlar çıkarıp güvenimi suistimal ettiği için hayata kırıldım, bu saatten sonra iyiyle kötüyü ayırt edemicek hale geldiğim için kendime kırıldım...
kendinden önce karşısındakini düşünenleri, seni sen olduğun için sevenleri, mutluluğun özgürlük olduğunu bilenleri, içinde saf iyilik taşıyan her daim sevmeye hazır olanları karşıma cıkarmadığı için yazgıma kırıldım.
her çağırdığımda gelemeyen mutluluğa, en olmadık anda kapımda biten umutsuzluğa kırıldım...
uzlaşmaya çalışırken uzaklaşmaya kırıldım.
ödün vermemi istemelerine kırıldım.
yapmak isteyipte yapamadığım her şey için kendime kırıldım, ruhumun desen ve renklerini kaybetmesine kırıldım...
aynadaki aksimin beni görmezden gelmesine kırıldım.
bir daha eskisi gibi olup olmayacağımı bilemememe kırıldım
utanmalarıma rağmen yüzsüzlüklere kırıldım
kolay ağlamaya zor gülmeye kırıldım!
başkalarınında seni anlamaya, seni sevmeye, gülüşünü dinlemeye niyeti olmasına kırıldım, senin izin vermene kırıldım, bensiz yola devam edebilmene kırıldım...
hala dönceğine inanmama kırıldım, hala çalan telefonun sen olduğunu umud etmeye kırıldım.her gelen mesajda sen dısında herkesi görmeye kırıldım,seni tüm gurursuzluğumla özlemeye kırıldım, uykudan medet ummama kırıldım..
gözyaşlarımı senin için dökcek kadar değersizleştirmeme kırıldım!
hayata kırıldım!
kadere kırıldım!
sana kırıldım!
kırılmaya meyilli oluşuma kırıldım, kırılmaya kırıldım!
bütün gece uyumadım her şey güzel geçti falan filan..güldük eğlendik derler ya o hesap..
sonra bir şarkı duydum! whats gonna happen to you and now your feelings have changed!!! başladım ağlıyorum!
hani sanalda olmasak bilsem mi burası kağıttan; sırılsıklamdı şimdi yazı; teknolojinin faydası bu olsa gerek:(
kırıldım!
iradesizliğime kırıldım..
aşık olduğum için kendime kırıldım!
"biz dostuz" dedi; kırıldım...
onu bir daha göremeyeceğime, ona doyamamaya kırıldım
vaktinden önce pes etmelerine kırıldım
geçmişe kırıldım gelecekten kormazmış gibi...
yalan söylemelerine kırıldım...
ona kırıldığımı hiçbir zaman bilmeyecek olmasına kırıldım!!!
gözyaşlarımı silemeyişime kırıldım
akan yaşları onun sevgisinden başka hiçbir şeyin paklayamayacağını bildiğim halde kılımı bile kıpırdatmadan ondan bir şeyler beklememe kırıldım...
bana sahip çıkmamasına kırıldım
beni hiç özlememesine kırıldım...
her şeye rağmen beni hala sevdiğine inanmama kırıldım!
sadece istediğinde değerli olduğumu düşünmelerine, sadece istediklerinde ulaşabilmeme kırıldım!
hayatı benim gibi görememelerine kırıldım..
dünyaya kırıldım hayatımdaki iki erkeği benden çaldığı için, yaşama kırıldım en sevdiğim insanın yaşamasına izin vermediği için, annem ağladığı için gözyaşlarına kırıldım, beni terk ettiği için o*na kırıldım...
beni hala hayatta kalmaya zorlayan büyümeyen çocuk ruhuma kırıldım, hatta hala masallara inandığım için kendime kırıldım!
beğenilmediğim için kırıldım!
gözümün içine bakıp "ben kimseye bağlanamam" demesine kırıldım
hep bulanık ve karmaşık olan kafama kırıldım!
hep en zoru isteyen kalbime kırıldım, kalbime sahip çıkamadığı içinde aklıma kırgınım!
bizi bir daha hiç karşılaştırmayacak olan kadere kırıldım...
bu kadar çabuk kabullenmesine kırıldım
bazı şeyleri anladığımda hep geç olmasına kırıldım!
kalbime dost diye tanıttıklarımın beni yalancı çıkarmasına çok kırıldım
benim için geleceğini düşünürken bensiz gittiğini görmeme kırıldım...
gülümsemenin ne demek olduğunu unutmalarına, gözyaşının değersizliğine inananlara kırıldım!
uzak olmaya, elini uzatsa tutamayacak olmaya,çaresizliğe kırıldım...
ben bu kadar önemserken önemsememelerine kırıldım
mutluluğun üstüne oyunlar oynayan oyunculara kırıldım!
zamanın bu kadar hızlı akıp gitmesine, geri gelmemesine kırıldım...yaşlanmaya, gençleşememeye kırıldım.
hayatın herkese adil olmadığını farketmeme kırıldım, bunu öğrenince üzülmeme, zayıflığıma kırıldım!
alışamamaya kırıldım.
o kadar çok inanmak isterken geçmişte yaptığın hataya kırıldım, buna rağmen süre gelen hareketlerine kırıldım, beni değiştirmeye çalışmana kırıldım, seni kabullenmeme değiştirmene izin vermeme kırıldım!!
bir süre sonra kendi hayatımı bırakıp başkalarınınkine ortak olmama kırıldım...
hayallere kapıların kapalı olmasına, tekdüzeliklere, düşüncesizliklere kırıldım.
beni herkes sanmasına kırıldım, herked değilim dediğimde duymamasına kırıldım, buna rağmen ondan kopamamama kırıldım, kendimi ona ispatlamaya çalıştıım için kendime kırıldım!
bana laik görmediği iişkileri başkalarıyla yaşamalarına kırıldım, tek bir açıklama bile yapmamalarına, hiçbir şey demeden ortadan yok olmalarına kırıldım!
karşıma kötü niyetli insanlar çıkarıp güvenimi suistimal ettiği için hayata kırıldım, bu saatten sonra iyiyle kötüyü ayırt edemicek hale geldiğim için kendime kırıldım...
kendinden önce karşısındakini düşünenleri, seni sen olduğun için sevenleri, mutluluğun özgürlük olduğunu bilenleri, içinde saf iyilik taşıyan her daim sevmeye hazır olanları karşıma cıkarmadığı için yazgıma kırıldım.
her çağırdığımda gelemeyen mutluluğa, en olmadık anda kapımda biten umutsuzluğa kırıldım...
uzlaşmaya çalışırken uzaklaşmaya kırıldım.
ödün vermemi istemelerine kırıldım.
yapmak isteyipte yapamadığım her şey için kendime kırıldım, ruhumun desen ve renklerini kaybetmesine kırıldım...
aynadaki aksimin beni görmezden gelmesine kırıldım.
bir daha eskisi gibi olup olmayacağımı bilemememe kırıldım
utanmalarıma rağmen yüzsüzlüklere kırıldım
kolay ağlamaya zor gülmeye kırıldım!
başkalarınında seni anlamaya, seni sevmeye, gülüşünü dinlemeye niyeti olmasına kırıldım, senin izin vermene kırıldım, bensiz yola devam edebilmene kırıldım...
hala dönceğine inanmama kırıldım, hala çalan telefonun sen olduğunu umud etmeye kırıldım.her gelen mesajda sen dısında herkesi görmeye kırıldım,seni tüm gurursuzluğumla özlemeye kırıldım, uykudan medet ummama kırıldım..
gözyaşlarımı senin için dökcek kadar değersizleştirmeme kırıldım!
hayata kırıldım!
kadere kırıldım!
sana kırıldım!
kırılmaya meyilli oluşuma kırıldım, kırılmaya kırıldım!
5 Eylül 2010 Pazar
ay mis yu so maç :(
özledim!
gözlerim telefonun ne kadar yakın olduğunu söylerken beynim daha uzak olamazdı diyor adeta.
içimde, en derinde, kısaca ben*de bir yerleri ipotek aldın ve gittin. bana ait ama senin kontrolünde o yerler artık ve her istediğinde canımı acıtabiliyorsun oralarla:( elimden o yerleri elden çıkarmak geliyor her seferinde ama yapamıyorum!
ah bir yapabilsem yerini bomboş boşluğa dönüştürebilsem..belki boşluk yakmaz içimi, yokluğun gibi yapmaz olmaman..
yine söylüyorum özledim!
belki bir gün sana da söyleseydim keşke* diyeceğimi bile bile sen duymayasın diye burdan söylüyorum; özledim! öyle ki başka br şey hissedemez oldum, sevinemez üzülemez oldum! odaklandım sana, sana olan özleme, koparamadığım bağa...
konuşmayı, güldürmeyi, gülmeni, sana gülmemi, sesindeki değişiklikten yüz ifadeni tahmin etmeyi, ardından istemsiz değişen surat ifademin farkına varıp mutlu olduğumu anlamayasın diye ses tonumu koruma çabalarımı özledim! sende tanıdığım her bir santimi, her bir anı özledim!
çok hemde..çokluğu betimleyebilmek istesem şimdi isterdim hasretin çokluğunda, yokluğunun çokluğunda...
bazen diyorum varsın gurur kapının dışında kalsın bu gece, üzülme korkusuna da atalım yanına, bizbize olalım..inat etmeyeyim ve arayayım bir kere de, duyayım sesini, yine çalışayım gizlemeye mutluluğumu, yine güleyim..
ama sonra; ya dersen ki "hayırdır", ya dersem ki " boşver hiç aramamlıydım", ya üzülürsem gene diyorum, ya yine kırılırsam, ya bu konuşma mutlu etmekten çok daha da zarar verirse ben*deki sana; ipotekli yerleri kullanarak..ya düşünmekten alıkoyamassam kendimi naptım ben diye, ya ağlarsam yine:(
işte o an tekrardan alıyorum elime iplerini aklımın, mantığımın hatta duygularımın..
sonuçta hala özlüyorum!!
doyamadım korkmaya!
hayattan bugün şunu anladım ben;
yaptığımız saçmalıkların çoğunda başrolü korku oynuyor!! yani suçluyu kazıyalım altından korku çıkacaktır diyorum.
hayatını mahvetmesine neden olmuş hatalar yağan insanların hayatına yakından bir bak; her attığı yanlış adımın yanıbaşından korku* el sallar!! hemde göğsünü gere gere..
tamam! korkuyoruz! en sonunda da eli mahkum saçmalıyoruz da neden?
korkmamıza neden ihtiyaç var? çok mu gerekli bu?
yüzleşmek, yediğimiz haltın farkına vardığımızda yüzümüze çarpan tokattan daha mı acı verici olacak sanki?
her şeyin olacağına varacağını bile bile (bkz. 'what goes around comes around!!'), ileridek, şeyi eninde sonunda yaşayacağımızı göre göre, korkunun şu anı yani şimdi*yi mahvetmekten ve saçmalatmaktan başka ne yararı var...
adrenalin mi? tamam! o kadari için topluca durumlarına gireriz!! sorun olmaz:)
yaptığımız saçmalıkların çoğunda başrolü korku oynuyor!! yani suçluyu kazıyalım altından korku çıkacaktır diyorum.
hayatını mahvetmesine neden olmuş hatalar yağan insanların hayatına yakından bir bak; her attığı yanlış adımın yanıbaşından korku* el sallar!! hemde göğsünü gere gere..
tamam! korkuyoruz! en sonunda da eli mahkum saçmalıyoruz da neden?
korkmamıza neden ihtiyaç var? çok mu gerekli bu?
yüzleşmek, yediğimiz haltın farkına vardığımızda yüzümüze çarpan tokattan daha mı acı verici olacak sanki?
her şeyin olacağına varacağını bile bile (bkz. 'what goes around comes around!!'), ileridek, şeyi eninde sonunda yaşayacağımızı göre göre, korkunun şu anı yani şimdi*yi mahvetmekten ve saçmalatmaktan başka ne yararı var...
adrenalin mi? tamam! o kadari için topluca durumlarına gireriz!! sorun olmaz:)
saçmalamaca-6
o hayatımda bugüne kadar hiç tanımadığım kadar ben* gelmişti diye mi bu kadar kırdı beni acaba? bunu ona sormayı çok isterdim sanırım..
ama soramam!!
ne diyebilirim ki?? sen benim için koskocaman bir hayalkırıklığısın!! mı?
tabiiki diyemem; o kadar yapmacık olduk ki birbirimize; ona göre onun hakkında böyle düşünecek son insan benimdir herhalde:S
hani sizin için artık kağıtta 10 puanlıkta olsalar, gerçek hayatta hep birşey eksikmiş tadı verirler ya; hatta bir şeyler eksikmiş tadı;
işte bu süper kabarmış mis kokulu bir keki sımsıcacık haliyle ağzınıza attığınızda 'şimdi ben neden beğenmedim ki bunu?' diye düşünmenize sebep olan cinsten bir eksikliktir..
kokusuna, görüntüsüne karşı koyamayıp her ısırıkta doyuma ulaşamamınızı sağlayan şeydir bir bakıma!!
son olarak anladım ki bir kez daha bembeyaz hayallerim daha dalındayken sarardı..
alışmak zorundayım; boşver!!
ama soramam!!
ne diyebilirim ki?? sen benim için koskocaman bir hayalkırıklığısın!! mı?
tabiiki diyemem; o kadar yapmacık olduk ki birbirimize; ona göre onun hakkında böyle düşünecek son insan benimdir herhalde:S
hani sizin için artık kağıtta 10 puanlıkta olsalar, gerçek hayatta hep birşey eksikmiş tadı verirler ya; hatta bir şeyler eksikmiş tadı;
işte bu süper kabarmış mis kokulu bir keki sımsıcacık haliyle ağzınıza attığınızda 'şimdi ben neden beğenmedim ki bunu?' diye düşünmenize sebep olan cinsten bir eksikliktir..
kokusuna, görüntüsüne karşı koyamayıp her ısırıkta doyuma ulaşamamınızı sağlayan şeydir bir bakıma!!
son olarak anladım ki bir kez daha bembeyaz hayallerim daha dalındayken sarardı..
alışmak zorundayım; boşver!!
4 Eylül 2010 Cumartesi
başa sardım! daha gerçek!
bugün hayatımdan birisi kendi isteğiyle çıktı..gitti..
dur dedim kendimce dinlemedi! affetmedi gitti!
yeri boş kaldı boşluk yaktı içimi! artık hayallerimi kurcak kişinin yerinde boşluk var..kırıldımda suclu olmama rağmen incindim! dedim ne kadar kolaymış be!
bileydim pamuk ipliğine bağlıydı gözündeki ben*, baştan keserdim o ipi, baştan başlamazdım!
zor sever erkekler, kızlar gibi kolay sevemezler.kızlar kolay sevdiklerinden acı çekerler, sevmez onları karşılarındaki kendileri kadar kolay! erkekler zor sevr ya zor da unutur bir severler ikincisine kadar unutmazlar onların acı çekmesini sağlayan da budur! benimkide öyle mi olcak acaba!
kolay sevdim o sevemedi cok üzüldüm kırıldım:( şimdi yok kolay unutabilcek miyim? ondan kolay ondan acısız! lütfen lütfen lütfenn...
telefonum her çaldığında o* olduğunu zannetmelerim bir gün geçecek biliyorum, geçmek zorunda..o*zamanında bir şeyleri atlatabilmişse bende yapabilmek zorundayım!
bugün hayatımdan kendisi çıktı gitti! dur dedim dinlemedi!
hata yaptım ama geri dönüşü yoktu, affetmedi!
sonuç: artık o yok! olmayacak!
boşluk dolmasa da kapanabilir...kapanacak! kapanmak zorunda!
nursad* der hep kaseti başa sarmak gerek! bende başa sardım bu sefer daha gerçek!
dur dedim kendimce dinlemedi! affetmedi gitti!
yeri boş kaldı boşluk yaktı içimi! artık hayallerimi kurcak kişinin yerinde boşluk var..kırıldımda suclu olmama rağmen incindim! dedim ne kadar kolaymış be!
bileydim pamuk ipliğine bağlıydı gözündeki ben*, baştan keserdim o ipi, baştan başlamazdım!
zor sever erkekler, kızlar gibi kolay sevemezler.kızlar kolay sevdiklerinden acı çekerler, sevmez onları karşılarındaki kendileri kadar kolay! erkekler zor sevr ya zor da unutur bir severler ikincisine kadar unutmazlar onların acı çekmesini sağlayan da budur! benimkide öyle mi olcak acaba!
kolay sevdim o sevemedi cok üzüldüm kırıldım:( şimdi yok kolay unutabilcek miyim? ondan kolay ondan acısız! lütfen lütfen lütfenn...
telefonum her çaldığında o* olduğunu zannetmelerim bir gün geçecek biliyorum, geçmek zorunda..o*zamanında bir şeyleri atlatabilmişse bende yapabilmek zorundayım!
bugün hayatımdan kendisi çıktı gitti! dur dedim dinlemedi!
hata yaptım ama geri dönüşü yoktu, affetmedi!
sonuç: artık o yok! olmayacak!
boşluk dolmasa da kapanabilir...kapanacak! kapanmak zorunda!
nursad* der hep kaseti başa sarmak gerek! bende başa sardım bu sefer daha gerçek!
sakın yağmurdan!
yağmuru hissetmek derler..iliklerine kadar!
hissetmekten duyarsızlaşır mı insan?
önce her damlanın kendine has darbesi duyulur ya..pıt pıt düşüş sesiyle(:
irkilirsin gözüne gelirse birisi, ama irkilmekte hissetme şekli değil midir?
ardından ellerini uzatırsın damlalar avucuna çarpsin diye..
parmak ucuna dokunur birisi, ardından avucuna bir diğeri...
sonra sıklaşır ıslaklık, sıklaşır dokunmalar...
temas arttıkça alışırsın her bir dokunuşa, irkilmeler yok olur..
hissedemezsin bir süre sonra üşürsün belki eserse rüzgar;
ıslanırsın..
sırılsıklamsındır ama dokunmalar bitmiştir...
senin için bitmiştir!
işte o da böyle olmak zorunda...
sevdikçe alıştırmak zorunda ben*i o*na..
sonra kavga etmeliyiz şikayet etmeliyim yokluğundan!
o burda olduğunu söylemeli bense yokluğunu!
bana yok gelir çünkü var olduğu kadar..
dokunduğu kadar özlemekteyimdir
irkilmeyi, teması, darbeyi!
dokunuşunu hissedememek uzaklaştırmalı...
bitmeli sonunda!
adaptasyon bitirmeli hissetmemi..bitmeli!
sakın yağmurdan! dokunmasın kimse!
olan dokunuşu hissedememek mi daha çok acıtır olmayan damlaları özlemek mi?
çölde yağmur damlası beklemek mi selde yağmuru unutmak mı?
kuruyamamak mı ıslanamamak mı?
bilemedim şimdi ben onu..
sakınmalı mı sakınmamalı mı??
günün şarkısı: http://fizy.com/#s/1lw4r4
hissetmekten duyarsızlaşır mı insan?
önce her damlanın kendine has darbesi duyulur ya..pıt pıt düşüş sesiyle(:
irkilirsin gözüne gelirse birisi, ama irkilmekte hissetme şekli değil midir?
ardından ellerini uzatırsın damlalar avucuna çarpsin diye..
parmak ucuna dokunur birisi, ardından avucuna bir diğeri...
sonra sıklaşır ıslaklık, sıklaşır dokunmalar...
temas arttıkça alışırsın her bir dokunuşa, irkilmeler yok olur..
hissedemezsin bir süre sonra üşürsün belki eserse rüzgar;
ıslanırsın..
sırılsıklamsındır ama dokunmalar bitmiştir...
senin için bitmiştir!
işte o da böyle olmak zorunda...
sevdikçe alıştırmak zorunda ben*i o*na..
sonra kavga etmeliyiz şikayet etmeliyim yokluğundan!
o burda olduğunu söylemeli bense yokluğunu!
bana yok gelir çünkü var olduğu kadar..
dokunduğu kadar özlemekteyimdir
irkilmeyi, teması, darbeyi!
dokunuşunu hissedememek uzaklaştırmalı...
bitmeli sonunda!
adaptasyon bitirmeli hissetmemi..bitmeli!
sakın yağmurdan! dokunmasın kimse!
olan dokunuşu hissedememek mi daha çok acıtır olmayan damlaları özlemek mi?
çölde yağmur damlası beklemek mi selde yağmuru unutmak mı?
kuruyamamak mı ıslanamamak mı?
bilemedim şimdi ben onu..
sakınmalı mı sakınmamalı mı??
günün şarkısı: http://fizy.com/#s/1lw4r4
2 Eylül 2010 Perşembe
ay em sorii!!
"bugün ne gündü be" demeliyim!
mutlu oldum önce; böyle bulutların üstünde hissedersin ya sihirli annemdeki gibi o derece! sadece 3 saat sürebildi bu bulutlarla yakın temasım; hemen yere çakılıverdim; sanki yerde uyuyakalmışım bulutlarda gezmişim birden uyanmışım da hissetmişim acı sertliği!
ıssız* sebep oldu hepsine...pis ıssız*! önce sevindirdi, değerli hissetirdi, sonra yerin dibine indirdi. ama haklıydı bu sefer; en çok da o sert geldi sanırım!
güne felaket başladım.güneş yüzüme güzel vurdu ama gerisi kötü geldi..detayları veremicem ama çok rahatsızlandım diyebilirim..bütün gün yatağa bağlı bıraktı beni bu hastalık illeti! en sevdiğim arkadaşlardan fanofronaldo* buluşmak bile istedi ama gidemedim yatmak zorundaydım...acaip hastaydım be bilog! annemde yoktu dünyayı kurtarmak için şehir dışına çıkmıştı, allahtan graham bell zeki adamdı da ulaşabildim anneciğime! bana tedavi yöntemlerinden öneriler sundu(:
bir iki saat kıvrandım öylece acıdan, ama bunu kullanmasını da bildim! kardeşlerim hizmet ettiler bana oh olsun! hep ben mi edecem(: bugün sana yarın bana!
kıvranmaların sonunda annem geldi(: erken gelmiş süpriz oldu yani, dünyayı kurtarma işi kısa sürmüş alayacağınız...
o sırada nette ıssız*la karşılaştım.sonra yanıma gelceğini söyledi..(malum aramızda ucakla bır otobusle 13 saatlık yol var) şaşırdım! cok hemde:) mutlu oldum o sırada sihirli annemdeki betüş gibiydim:D
"uçuyorum ne güzel kamikazeee!!"
mutlu bir şekilde bitti konuşma falan! ben tabi iyileşemiyorum, biraz anneme nazlandım falan filan ..ntv spor saolsun basket maclarının özetlerini izleyeyim derken zaman geçti..
keşke geçmeseydi, bileydim çakılacam yerlere istemezdim zaman geçsin! nese malum ben akşam geç saatlerde kendi kendime kaşındım ve
s*çtin mavisine boyandı dünyam bu saatten sonra bilog!! bittim ben özür diledim hakszı olduğumu biliyordum çünkü, ama beyimiz affetmedi!
-bir daha nah mesaj atarım sana; bu da sondu BY dedi!
üzüldüm ben tabi çünkü ilk defa "ıssız* bu geri döner" diyemiyorum; hatalıyım çünkü dönse de dicek bir lafım yok özür dilerimden başka!
ne malım ben bilog ya yalan bile söyleyemiyorum! bunu insanlara desen k*çıyla güler; çünkü bir ıssız*a söyleyemiyorum!:(
kaldım öyle iyi mi! morfin*e danıştım, oğluş* a danıştım bir kaçına daha hepside teselli etti beklememi söyledi!
en iyi morfin* geldi be bana:( beklememi eğer değer veriyorsa affedeceğini söyledi!
empati kurmaya çalışıyorum, tamam çok kızardım ona biliyorum! ama mesajların sonunda bir yolunu bulur affettirirdi gibi geliyor, kıyamazdım gibi! bir daha lmasın diyebilirdim en fazla gibi...ama o yapmadı sildi geçti be bilog:( görmeye bile dayanamam eğer silerse kaybolurum ortalıktan onun çevresinde! koparırım tüm bağlarımı izin vermem aylar sonra sırf canı istedi diye bunca acıyı çektikten sonra mesaj atmasına!
noluur allahım benim için değerli bu ıssız*! illa görüşmememiz gerekiyorsa bu onun hatası olsun bir şans ver bana lütfen affetsin beni!!
nolur allahım ya noluur! :(
p.s. siz de dua edin lem:D
mutlu oldum önce; böyle bulutların üstünde hissedersin ya sihirli annemdeki gibi o derece! sadece 3 saat sürebildi bu bulutlarla yakın temasım; hemen yere çakılıverdim; sanki yerde uyuyakalmışım bulutlarda gezmişim birden uyanmışım da hissetmişim acı sertliği!
ıssız* sebep oldu hepsine...pis ıssız*! önce sevindirdi, değerli hissetirdi, sonra yerin dibine indirdi. ama haklıydı bu sefer; en çok da o sert geldi sanırım!
güne felaket başladım.güneş yüzüme güzel vurdu ama gerisi kötü geldi..detayları veremicem ama çok rahatsızlandım diyebilirim..bütün gün yatağa bağlı bıraktı beni bu hastalık illeti! en sevdiğim arkadaşlardan fanofronaldo* buluşmak bile istedi ama gidemedim yatmak zorundaydım...acaip hastaydım be bilog! annemde yoktu dünyayı kurtarmak için şehir dışına çıkmıştı, allahtan graham bell zeki adamdı da ulaşabildim anneciğime! bana tedavi yöntemlerinden öneriler sundu(:
bir iki saat kıvrandım öylece acıdan, ama bunu kullanmasını da bildim! kardeşlerim hizmet ettiler bana oh olsun! hep ben mi edecem(: bugün sana yarın bana!
kıvranmaların sonunda annem geldi(: erken gelmiş süpriz oldu yani, dünyayı kurtarma işi kısa sürmüş alayacağınız...
o sırada nette ıssız*la karşılaştım.sonra yanıma gelceğini söyledi..(malum aramızda ucakla bır otobusle 13 saatlık yol var) şaşırdım! cok hemde:) mutlu oldum o sırada sihirli annemdeki betüş gibiydim:D
"uçuyorum ne güzel kamikazeee!!"
mutlu bir şekilde bitti konuşma falan! ben tabi iyileşemiyorum, biraz anneme nazlandım falan filan ..ntv spor saolsun basket maclarının özetlerini izleyeyim derken zaman geçti..
keşke geçmeseydi, bileydim çakılacam yerlere istemezdim zaman geçsin! nese malum ben akşam geç saatlerde kendi kendime kaşındım ve
s*çtin mavisine boyandı dünyam bu saatten sonra bilog!! bittim ben özür diledim hakszı olduğumu biliyordum çünkü, ama beyimiz affetmedi!
-bir daha nah mesaj atarım sana; bu da sondu BY dedi!
üzüldüm ben tabi çünkü ilk defa "ıssız* bu geri döner" diyemiyorum; hatalıyım çünkü dönse de dicek bir lafım yok özür dilerimden başka!
ne malım ben bilog ya yalan bile söyleyemiyorum! bunu insanlara desen k*çıyla güler; çünkü bir ıssız*a söyleyemiyorum!:(
kaldım öyle iyi mi! morfin*e danıştım, oğluş* a danıştım bir kaçına daha hepside teselli etti beklememi söyledi!
en iyi morfin* geldi be bana:( beklememi eğer değer veriyorsa affedeceğini söyledi!
empati kurmaya çalışıyorum, tamam çok kızardım ona biliyorum! ama mesajların sonunda bir yolunu bulur affettirirdi gibi geliyor, kıyamazdım gibi! bir daha lmasın diyebilirdim en fazla gibi...ama o yapmadı sildi geçti be bilog:( görmeye bile dayanamam eğer silerse kaybolurum ortalıktan onun çevresinde! koparırım tüm bağlarımı izin vermem aylar sonra sırf canı istedi diye bunca acıyı çektikten sonra mesaj atmasına!
noluur allahım benim için değerli bu ıssız*! illa görüşmememiz gerekiyorsa bu onun hatası olsun bir şans ver bana lütfen affetsin beni!!
nolur allahım ya noluur! :(
p.s. siz de dua edin lem:D
uuh aah dev adam!
"siz ne kadaan kocamansınız öleee!" demek istiyorum ben!
evet gidip bilmem kaç (tbeke 12 oldugunu biliyorum) dev adama gidip böyle söylemek istiyorum(: sanki çok minik mişim gibi(: demeliyim yani onlarda bana kocaman gülmeliler...
bir seksen ikiyim ayol ben! çevrem çok kısa aslında 12 dev adam normali aslında(: tamam birazcık abartmış olabilirim-azcık minicik- ama beni de birileri anlamalı...kendimden kısa bir erkekle takılmayı düşüncek değilim, e kişi başına düşen bir seksen bes ve üstü erkek sayısı ise trabzonda 0.05 türkiyede 0.25! ki ben bu durumda ağlamayayım da kimler ağlasın, 12 dev adam gözüme normal gelmesinde kimler gelsin, ooh böle kocaman omuzlar falan...hayır sadece sevgili anlamında da değil bayadır kendimden uzun kankam olmamasının burukluğuda var içimde:(
bakıyorum annem beni 12 dev adama vermez zaten; ona göre topçudan adam olmazmış, doktor olcam ya ben doktor bulmam lazımmış..millete güldürmeycekmişim ben onu(: sanki o evlencek-ki bulunca hemen de evlencekler ben- hayır doktor vardıda biz mi bulamadık:D hepsi mi kısacık olur yaw...nolurdu yani semih erden aslında cerrah olsaydı, ne eksiği var ferhat göcer'den? yok eksiği falan, bariz fazlası var bir 20-30 cm(: ya da cenk akyol aslında gemi insaat mezunu olsa, ömer onan astronot falan:D
hayal etmek ne güzel değil mi! çok uyudum dün gece ben ondan böyle alice in wonderland modundayım(: morfin* yüzünden önceki gece hiç uyumadığımdan morfin*in yokluğunda en fazla akşam 23e kadar dayanabildi göz kapaklarım...sonrası malum sevgili yatağım öptü tüm bedenimi:D o kadar güzel uyudum ki sabah altıda kendim uyanmışım; ama daha kötü bir şey farkettim çok fena üşütmüşüm(: annemde yok seminer meletine gitti gene allahın dağında bir yere. hayır neden annem olsun bana bisey olmaz teorisi hep doğru; neden yok ve ben pis mikroplara alet oldum! "uzak durun naciz bedenimden!! ya anneeee ya bunlar beni öldürcekleeer yetiiiiiiiiiş!" diye haykırasım var da nefes yok halsizlikten..(annemi de özledim hee gelsin kavga edelim da)
hastayım yine anlaşılan evde kalcak olmamın FİBA dünya şampiyonasını izlediğim her dakika suratıma kapı gibi çarpması da cabası!..dün mutlu oldukya sevgili hayat "ihmal ettik meltemi, biraz yoralım" diye düşündü herhal, eksik olmasın:D aman gelsin mikroplar nedir yani benimde taş gibi akyuvarlarım var!! savaşın akyuvarlarım kurtarın beni daha fazla ilerlemesin bu melet..evde kalma olayına diyecek laf yok! kısmet:D
evet gidip bilmem kaç (tbeke 12 oldugunu biliyorum) dev adama gidip böyle söylemek istiyorum(: sanki çok minik mişim gibi(: demeliyim yani onlarda bana kocaman gülmeliler...
bir seksen ikiyim ayol ben! çevrem çok kısa aslında 12 dev adam normali aslında(: tamam birazcık abartmış olabilirim-azcık minicik- ama beni de birileri anlamalı...kendimden kısa bir erkekle takılmayı düşüncek değilim, e kişi başına düşen bir seksen bes ve üstü erkek sayısı ise trabzonda 0.05 türkiyede 0.25! ki ben bu durumda ağlamayayım da kimler ağlasın, 12 dev adam gözüme normal gelmesinde kimler gelsin, ooh böle kocaman omuzlar falan...hayır sadece sevgili anlamında da değil bayadır kendimden uzun kankam olmamasının burukluğuda var içimde:(
bakıyorum annem beni 12 dev adama vermez zaten; ona göre topçudan adam olmazmış, doktor olcam ya ben doktor bulmam lazımmış..millete güldürmeycekmişim ben onu(: sanki o evlencek-ki bulunca hemen de evlencekler ben- hayır doktor vardıda biz mi bulamadık:D hepsi mi kısacık olur yaw...nolurdu yani semih erden aslında cerrah olsaydı, ne eksiği var ferhat göcer'den? yok eksiği falan, bariz fazlası var bir 20-30 cm(: ya da cenk akyol aslında gemi insaat mezunu olsa, ömer onan astronot falan:D
hayal etmek ne güzel değil mi! çok uyudum dün gece ben ondan böyle alice in wonderland modundayım(: morfin* yüzünden önceki gece hiç uyumadığımdan morfin*in yokluğunda en fazla akşam 23e kadar dayanabildi göz kapaklarım...sonrası malum sevgili yatağım öptü tüm bedenimi:D o kadar güzel uyudum ki sabah altıda kendim uyanmışım; ama daha kötü bir şey farkettim çok fena üşütmüşüm(: annemde yok seminer meletine gitti gene allahın dağında bir yere. hayır neden annem olsun bana bisey olmaz teorisi hep doğru; neden yok ve ben pis mikroplara alet oldum! "uzak durun naciz bedenimden!! ya anneeee ya bunlar beni öldürcekleeer yetiiiiiiiiiş!" diye haykırasım var da nefes yok halsizlikten..(annemi de özledim hee gelsin kavga edelim da)
hastayım yine anlaşılan evde kalcak olmamın FİBA dünya şampiyonasını izlediğim her dakika suratıma kapı gibi çarpması da cabası!..dün mutlu oldukya sevgili hayat "ihmal ettik meltemi, biraz yoralım" diye düşündü herhal, eksik olmasın:D aman gelsin mikroplar nedir yani benimde taş gibi akyuvarlarım var!! savaşın akyuvarlarım kurtarın beni daha fazla ilerlemesin bu melet..evde kalma olayına diyecek laf yok! kısmet:D
1 Eylül 2010 Çarşamba
içimdeki bitch(: sen bitanesin:D
ne dengesizim yahu; 10 15 saat öncesine kadar tanrıya neden beni böyle yorduğunu sorarken, şimdi nasıl bir enerji var bünyemde anlatamam! hayır bir adam vardı canı sıkılan bende bir kız vardı yerinde duramayana döndü(:
bütün gece uyumadım yaw, ha pişman mısın dersen hayıııııır, gene olsa gene yaparım(: malum sevgili biricik cici kız ben, bizim kod adını ıssız* olarak koyduğumuz çocuğun yasını tutmaktan vazgeçtim artık! kesin kararlıyım arasa da açmıcam(: -p.s. bunu milyon kez söyledim biliyorum ama bu sefer farklı demekten alıkoyamıyorum kendimi; çünkü içimdeki bitch*i durduramıyorum:D- hem artık karar verdim onu ignoreluyorum arkadaş; onu derken ıssız*ı, bitch*ime dokunmayın:D türkçeye çevirirsek birick ıssız*ımı görmezden geliyorum(:
anacım malum bıraksan beni köpek olurdum ona ama haketmiyormuş! ona da dedim, o da dedi, en acısı bu oldu zaten; kendi dedi yahu "ben seni haketmiyorum" diye, daha ne olcak! o kendine güvensin dursun; ben gülümsememle önümüzdeki maçlara bakalım modundayım artık(: hatta ilk adımları attım dün gece...nedir ne değildir bilmediğim biriyle de değil, daha önceden arkadaşım vasıtasıyla tanıştığım birisi(: ben ona morfin* dicem acılarımı unutturacağı için(:
nese morfine ilk adımı ben attım klasik fotoğraf yorumu olayları falan ordan sabaha kadar muhabebt aldı götürdü dakikaları, ama içimdeki bitch*i atn bir kenara yeminlen foto yorumu yaparken böyle bir niyetim yoktu, valla bak varsa eğer nah mıhlanım şuracığa(: peki neyini sevdim morfin*in:D beni sinir etmesini biliyor:D deeemn:D o, bu işte çok başarılı, beni sinir edebilen erkekler neden bana çekici geliyor bilmiyorum sanırım öfke merkezim aşkı tetikliyor bir yerlerimde(:
neyse bütün gece bana morfin* eşlik etti orjinal olduğumu da söyledi..ama o kadar daha ileriye gitmicem uzak zaten bana göre değil(: kısacası dilde flörtle zaman geçiriyorum bu aralar, sadece benimkisi bitch*lik işte. uzaktan ilişkiye sevigli ıssız*cığım sayesinde uzağım artık..keep away from..:D
sabahtan beri tekrardan dinleyip durdurum şarkı ise ayrı bir konu:D bariz feminen enerjiyi o verdi damardan..hayat beni yoruyordu ya, tam ortasındaydım yolun hatta, şarkıy dinledim vıınn hepsi uçtu, bildiğim tek şey "aym a biçç":D nasıl sempatik nasıl etkili bir şarkı..hele de şu kısma bittim;
I’m a bitch
When I give a kiss
I’m a bi-itch
When I sing like this
I’m a bitch
In disguise
I’m a bitch
That never minds
I’m a bitch
Did you realize
I’m a bitch
Every time..:D
ahh tabiki bu şarkıdan sizleri mahrum bırakmıcam:) http://fizy.com/q/bitch+plasticines#s/1mbys8
yani böyle de sempatik şarkı klip zaten ayrı güzel:D hem dediydim ben yüzlerce kez her kızın içince bir bitch vardır diye; sadece biraz dürtmen gerek -ki bu da kuyruk acısı platonik aşk vb şeklinde oluyor- baktınız en yakın kız arkadaşınız üzülüyor poke'layın onu kızlar ! çıksın içindeki bitch ortaya:):)
balkondan yazmak yüzüme vuran rüzgar gibi detaylara girmiyorum bile sadece bu şarkıyı ve içimdeki sürtüğü seviyorum bilinsin!!
p.s. bu plasticines* denen grup şık!! dinlemenizi tavsiye ederim şiddetle:D
bütün gece uyumadım yaw, ha pişman mısın dersen hayıııııır, gene olsa gene yaparım(: malum sevgili biricik cici kız ben, bizim kod adını ıssız* olarak koyduğumuz çocuğun yasını tutmaktan vazgeçtim artık! kesin kararlıyım arasa da açmıcam(: -p.s. bunu milyon kez söyledim biliyorum ama bu sefer farklı demekten alıkoyamıyorum kendimi; çünkü içimdeki bitch*i durduramıyorum:D- hem artık karar verdim onu ignoreluyorum arkadaş; onu derken ıssız*ı, bitch*ime dokunmayın:D türkçeye çevirirsek birick ıssız*ımı görmezden geliyorum(:
anacım malum bıraksan beni köpek olurdum ona ama haketmiyormuş! ona da dedim, o da dedi, en acısı bu oldu zaten; kendi dedi yahu "ben seni haketmiyorum" diye, daha ne olcak! o kendine güvensin dursun; ben gülümsememle önümüzdeki maçlara bakalım modundayım artık(: hatta ilk adımları attım dün gece...nedir ne değildir bilmediğim biriyle de değil, daha önceden arkadaşım vasıtasıyla tanıştığım birisi(: ben ona morfin* dicem acılarımı unutturacağı için(:
nese morfine ilk adımı ben attım klasik fotoğraf yorumu olayları falan ordan sabaha kadar muhabebt aldı götürdü dakikaları, ama içimdeki bitch*i atn bir kenara yeminlen foto yorumu yaparken böyle bir niyetim yoktu, valla bak varsa eğer nah mıhlanım şuracığa(: peki neyini sevdim morfin*in:D beni sinir etmesini biliyor:D deeemn:D o, bu işte çok başarılı, beni sinir edebilen erkekler neden bana çekici geliyor bilmiyorum sanırım öfke merkezim aşkı tetikliyor bir yerlerimde(:
neyse bütün gece bana morfin* eşlik etti orjinal olduğumu da söyledi..ama o kadar daha ileriye gitmicem uzak zaten bana göre değil(: kısacası dilde flörtle zaman geçiriyorum bu aralar, sadece benimkisi bitch*lik işte. uzaktan ilişkiye sevigli ıssız*cığım sayesinde uzağım artık..keep away from..:D
sabahtan beri tekrardan dinleyip durdurum şarkı ise ayrı bir konu:D bariz feminen enerjiyi o verdi damardan..hayat beni yoruyordu ya, tam ortasındaydım yolun hatta, şarkıy dinledim vıınn hepsi uçtu, bildiğim tek şey "aym a biçç":D nasıl sempatik nasıl etkili bir şarkı..hele de şu kısma bittim;
I’m a bitch
When I give a kiss
I’m a bi-itch
When I sing like this
I’m a bitch
In disguise
I’m a bitch
That never minds
I’m a bitch
Did you realize
I’m a bitch
Every time..:D
ahh tabiki bu şarkıdan sizleri mahrum bırakmıcam:) http://fizy.com/q/bitch+plasticines#s/1mbys8
yani böyle de sempatik şarkı klip zaten ayrı güzel:D hem dediydim ben yüzlerce kez her kızın içince bir bitch vardır diye; sadece biraz dürtmen gerek -ki bu da kuyruk acısı platonik aşk vb şeklinde oluyor- baktınız en yakın kız arkadaşınız üzülüyor poke'layın onu kızlar ! çıksın içindeki bitch ortaya:):)
balkondan yazmak yüzüme vuran rüzgar gibi detaylara girmiyorum bile sadece bu şarkıyı ve içimdeki sürtüğü seviyorum bilinsin!!
p.s. bu plasticines* denen grup şık!! dinlemenizi tavsiye ederim şiddetle:D
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








