5 Eylül 2010 Pazar

ay mis yu so maç :(


özledim!
gözlerim telefonun ne kadar yakın olduğunu söylerken beynim daha uzak olamazdı diyor adeta.
içimde, en derinde, kısaca ben*de bir yerleri ipotek aldın ve gittin. bana ait ama senin kontrolünde o yerler artık ve her istediğinde canımı acıtabiliyorsun oralarla:( elimden o yerleri elden çıkarmak geliyor her seferinde ama yapamıyorum!
ah bir yapabilsem yerini bomboş boşluğa dönüştürebilsem..belki boşluk yakmaz içimi, yokluğun gibi yapmaz olmaman..
yine söylüyorum özledim!
belki bir gün sana da söyleseydim keşke* diyeceğimi bile bile sen duymayasın diye burdan söylüyorum; özledim! öyle ki başka br şey hissedemez oldum, sevinemez üzülemez oldum! odaklandım sana, sana olan özleme, koparamadığım bağa...
konuşmayı, güldürmeyi, gülmeni, sana gülmemi, sesindeki değişiklikten yüz ifadeni tahmin etmeyi, ardından istemsiz değişen surat ifademin farkına varıp mutlu olduğumu anlamayasın diye ses tonumu koruma çabalarımı özledim! sende tanıdığım her bir santimi, her bir anı özledim!
çok hemde..çokluğu betimleyebilmek istesem şimdi isterdim hasretin çokluğunda, yokluğunun çokluğunda...
bazen diyorum varsın gurur kapının dışında kalsın bu gece, üzülme korkusuna da atalım yanına, bizbize olalım..inat etmeyeyim ve arayayım bir kere de, duyayım sesini, yine çalışayım gizlemeye mutluluğumu, yine güleyim..
ama sonra; ya dersen ki "hayırdır", ya dersem ki " boşver hiç aramamlıydım", ya üzülürsem gene diyorum, ya yine kırılırsam, ya bu konuşma mutlu etmekten çok daha da zarar verirse ben*deki sana; ipotekli yerleri kullanarak..ya düşünmekten alıkoyamassam kendimi naptım ben diye, ya ağlarsam yine:(
işte o an tekrardan alıyorum elime iplerini aklımın, mantığımın hatta duygularımın..

sonuçta hala özlüyorum!!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder