yağmuru hissetmek derler..iliklerine kadar!
hissetmekten duyarsızlaşır mı insan?
önce her damlanın kendine has darbesi duyulur ya..pıt pıt düşüş sesiyle(:
irkilirsin gözüne gelirse birisi, ama irkilmekte hissetme şekli değil midir?
ardından ellerini uzatırsın damlalar avucuna çarpsin diye..
parmak ucuna dokunur birisi, ardından avucuna bir diğeri...
sonra sıklaşır ıslaklık, sıklaşır dokunmalar...
temas arttıkça alışırsın her bir dokunuşa, irkilmeler yok olur..
hissedemezsin bir süre sonra üşürsün belki eserse rüzgar;
ıslanırsın..
sırılsıklamsındır ama dokunmalar bitmiştir...
senin için bitmiştir!
işte o da böyle olmak zorunda...
sevdikçe alıştırmak zorunda ben*i o*na..
sonra kavga etmeliyiz şikayet etmeliyim yokluğundan!
o burda olduğunu söylemeli bense yokluğunu!
bana yok gelir çünkü var olduğu kadar..
dokunduğu kadar özlemekteyimdir
irkilmeyi, teması, darbeyi!
dokunuşunu hissedememek uzaklaştırmalı...
bitmeli sonunda!
adaptasyon bitirmeli hissetmemi..bitmeli!
sakın yağmurdan! dokunmasın kimse!
olan dokunuşu hissedememek mi daha çok acıtır olmayan damlaları özlemek mi?
çölde yağmur damlası beklemek mi selde yağmuru unutmak mı?
kuruyamamak mı ıslanamamak mı?
bilemedim şimdi ben onu..
sakınmalı mı sakınmamalı mı??
günün şarkısı: http://fizy.com/#s/1lw4r4

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder