bitkisel yalnız olrak düşündüm;
yalnızlık "tek başına kalmak" değil, "kimsesiz" olmakmış...
yalnızlık paylaşılırmış!!
Özdemir Asaf'ın şiirinde söylediğinin aksine, özne olmak, ötekiyle "yalnızlığı paylaşmaktır". Lacan "cinsel ilişki yoktur" diyerek öznelerarası yakınlaşmanın doruğunda bile "yalnızlık yalnızca paylaşılır" diyordu. o ışıksız ve dilsiz yerdeki yalnızlık, Asaf'a inat, "paylaşılsa da yalnızlık!". paul bjerre in bir sözü vardır çok severim; "yalnızlık cehennem, baş edebilmek ise cennettir" diye...
yalnızlık, çekilir, hatta hastalık gibi korkulup kaçılır ondan, çünkü tek başına -alone- olmaya dayanamamaktır yalnızlık-loneliness-.
yalnızlar herkesin içinde kimsesizdirler, çünkü yalnızlıklarını bitirecek kayıp kimse gitmiştir, terk etmiştir, sesi duyulmaz, soluğu işitilmez olmuştur, belki de hiç yoktur.
herkesin gürültüsü, yalnızı "tek başına" olmaktan, bir başka deyişle sadece kendinden kurtarır, yalnızlığından değil. içlerindeki yalnız yanlarını yatıştırıp susturabilenler, tek başına kalmaya dayanabilirler, hatta bazen tek başına kalmayı isterler, sonuçta tek başına kalmak, her öznenin, özne olmasının diyetine , yani dışarıda bırakılan kendi kimsesiz yanına dayanabilme gücüyle ilişkilidir!!!
çocuklar önce karanlık ve yalnızlıktan korkarlar.
çocuk ben - anneciğim konuş benimle! karanlıkta korkuyorum!
annem-neden? bunun ne yararı olacak?
çocuk ben - birisi konusunca aydınlanıyor!
neden böyle demişim ki??
bir kimsenin konuşmasıyla oda değildi aslında benim dunyamda aydınlanan! iç odalardı! çünkü iç odamın aydınlığı karanlığı bana dayanılır kılandı!
dedim ya o ışıksız ve dilsiz yerdeki yalnızlık Asaf'a inat "paylaşılsa da yalnızlık!"...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder