doğduk, yaşıyoruz sonunda ölcez!
evet hayat bunun adı...aklımızda bir sürü yaşanmışlık bir sürü silinmeyen iz!
tecrübe! alınan ders mi tekrarlanmış hatalar mı?
peki ya yönlendiren ne bütün bunları?
dedilerki herkes kendi yolunu kendi çizer..evet kader diye bir şey var ama sadece anahatları belirleyen ilahi bir inançtan öte değil!
yaptıklarımda, seçimlerimde beni etkileyen ne?
mantık mı? duygularım mı?
kalbimin sesini dinlemem mi onu susturmam mı?
hala umudum var bazı şeylerin eskisi kadar güzel olabileceğine..kasedin geri sarılabileceğine..varmış daha doğrusu! olmaması gereken kısacası gereksiz umutlar!
evet hala döneceğine inanıyormuşum farkettim bunu! bir şeylerin ona kendimi hatırlatacağına en sonunda kıyamayacağına eskisi gibi olacağımıza dair umudum varmış!
olmaması gereken bu umudu nasıl atabilirim içimden! bu konuda nasıl umutsuz kalabilirim acaba? bu sorunun cevabını verebilcek olan var mı?
her zaman umut etmemek inanmamak gerekiyor demekki ve ben bunu da yaşayarak görüyorum! bir adım daha yaklaştım büyümeye, bir şey daha öğrendim, ama o kadar!
napmam gerektiğini bulamıyorum! kendimi olmasını istediğim şeylere inanmaktan alıkoyamıyorum. acı verdiğinde sızladığında hatırlıyorum bir yerde bir şeyin yanlış olabileceğini, ama bunu unutup tekrar inanmaya devam ediyorum...
olmıcak hiçbir zaman diye bağırıyorum kendime bu aralar! çıkar aklından bitti, o sayfada satır kalmadı artık! yeni bir deftere başlaman gerek diye...ama elimden silgiyi atamıyorum..
hepsinin temelinde onunda benim gibi olduğunu düşünmem yatıyor belki de..onun da özlediğine onun da benim gibi arada delirdiğine ve sonunda benim gibi dayanamayacağını düşündüğüm için oluyor tüm bunlar!
umut etmek istemiyorum ama nasıl umut etmeyeceğimi bilmiyorum! tecrübeyse çabuk gelsin ve öğretsin bana çünkü dayanamıyorum!
Umutlu olma mutlu olmakla eşdeğerdir. hala yaşıyorsak ümidimizi kesmedik demektir.
YanıtlaSil