beni baştan başlatıyor!
evet evet aynen öyle...
konuşuyoruz...sonra konuşmuyoruz...belki günlerce belki de ay!
sonra konuşmaya başladığımızda tekrardan başa sarıyoruz.
her seferinde yeni bir baş*a dönüyoruz. taze bir baş*a, güne daha uygun bir baş*a..
yeni, ama aynı içten başlangıçlara.
sonunu bile bile tekrardan yaşıyoruz kurduğumuz, kurmak üzere olduğumuz ve kuracağımız cümleleri.
zaten onunla iken yüklemin tümlecin önemi yok. sadece özne önemli!
o mu ben mi başkası mı bahsedilen..
tek önemli olan kişiler!
gerisinin hiç bir önemi yok..
ne hakkında bahsedildiğinin, nerde ne zaman olduğunun...
ne onun ne benim umrumda bunlar o an!
...
bir süre sonra "ne konuşuyoruz ki biz?" şeklinde bakıyoruz birbirimize.
o an gözleri büyüyor, içindeki beyaz daha beyaz oluyor kahve ise daha parlak.
bazense gülümsüyor, her zamankinden farklı seslerle...
işte o an anlıyorum ki yine yeni yeniden başa sarıyoruz!
"işte öyle" deyip yeniden başlıyoruz...
niye bilmiyorum ama sadece bunlar olduğu için seviyorum onunla zaman geçirmeyi!
azı karar çoğu zarar olduğunu bilmek belki de beni çeken!
belki de yarım kalan yerleri olması...
bilmiyorum!
dedik ya biz bugün; öyle işte!
bu arada onun adı; obelisk*
...
http://www.ufizy.com/#oFc5ZQK2No8/r/!/
^^
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder