kimseye anlatamıyorum. boğazıma kadar gömüldüm, kimse bilmiyor, bil! diyorum anlamıyor...
olmuyor işte. dünya ile benim "sevgi" anlayışım farklı. iki ayrı kutup gibi belki de. ben gündüzü severken insanlar gececi takılmakta ısrarlı.
yoruldum.
hani olurya deniz kenarında iskeleye çıkarsınız,
en ucuna kadar yavaş yavaş yürürsünüz
tahtaların gıcırtısını yüreğinizle duya duya...
sonra çökersiniz ayaklarınızı uzatırsınız aşağıya
önce parmaklarınız sonra topuklar hisseder soğuk suyu
rahatlarsınız..
hafif bir titreme gelir
ama mutlusunuzdur!
işte buna ihtiyacım var.
birinin elimden tutup o iskeleye götürmesine...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder