benim onunla oynadığım oyunlarda...
küçüklükten beri taşıdığım o yara izi;
sızım sızım sızlıyor her hırslandığımda
her istediğimde...
hani şu kaşımda olan babamın eseri olan iz!
tekrardan deniyorum...
artık en sevdiğim renk fuşya değil.
yavruağzı!
olabildiğince başına buyruk. olabildiğince aksi...
zaman ellerimden aksın diye beklerken yaralarıma bakıp anlıyorum.
geçtiğini, geçmişte kaldığını,
şu anda şimdi* olduğunu,
yarının da gelecek olduğunu...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder