31 Ekim 2010 Pazar

herkes görmeli güneşi!

gözleriniz alışır yokluğa, kulaklarınız da elleriniz de..
her tarafta muhtaç olunan şey veya şeyler beklenir o zamanlarda; gözler ışığı, kulaklar duymak istenilen sesi, ellerde dokunulcak bir teni belki..
en dayanılmazı gözlere olandır oysaki, en acı vereni; ama karanlıktır bir kere ve gözbebekleriniz o kadar büyümüştür ki ışık görememekten sanki bir daha küçülemeyecek gibi gelir size. farkedemeyecek sanki artık ışığı...
sabah kalktığınızda o tatlı uykuya rağmen gözlerinizi aralarsınız ya mahmur bir şekilde; o kısacık aralıktan doluverir ya ışık gözbebeklerinizden içinize; işte o duyguyu özleyecek olmanızdır bundan sonra çekilmez olanı..


bir yerlerde güneşin olduğunu hep bilirsiniz, hissedersiniz ama duyamazsınız, dokunamazsınız ona. ki yapabilseydiniz de ne duymak ne dokunmak yetmeyecektir; görmeyi yine de isteyeceksinizdir. güneş görülerek hissedilmek için vardır sizin dünyanızda. evet arada sıcaklığı ısıtır üşüyen teninizi ama, karanlıkta ısıtan bir güneşin farkı kalmaz kışları sizi ısıtanlardan..

peki artık göremeyenlere rağmen, kadir kıymet bilip görmek istemeyenler, karanlığa gömülmekten ışığa bakmayanlar!! evet size söylüyorum: tüm bunlara sırtını dönmeye devam mı edeceksiniz değişemez misiniz yani?
karanlıklar yeniden aydınlık gelemez mi size? sizin dünyanızda beyazla siyah yer değiştiremez mi? ay karanlık, gökyüzü aydınlık gelemez mi geceleri? gecenin karanlığına inat, kuşluk vaktinin o tertemiz güneşinde uyanık olamaz mı benliğiniz? isteyemez misiniz ya da istemez misiniz değişime güneşi görmekle başlamayı?
herkes istemeli bence..herkes değişmeli, herkes güneşi görmeli..herkes gözlerinin ferleri yerine gelsin diye çakmalı kibritlerini, sigaranın solmuş bedenlerine girmesi için değil..
başını göğe kaldırdığında gözlerini kamaştıran o ışığın renginin sarının hangi tonu olduğunu hayal ederek ısıtmalı içini..sabahın ayazında seni ısıtan şeyin sırtındaki paltondan, boynundaki atkıdan çok doyumsuz enerjisiyle güneş olduğunu bilmeli ve doyurmalı gözlerini o muhteşem ışığına, sonra da dönüp beklemeli bir daha ışığa doycağı başka bir sabahı..


bir yerden başlamalı insan güneşi görmeye, en çok da değişmeye..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder