insanlara renkler veririm ben bazen
sonra geçer
ama veririm..
kalır öle o renkler onlarla,
kişiliğine dağılır liğme liğme...
bu işi; renk işlemeyi insanlara, gökkuşağından öğrendim ben!
ondan ilham aldım.
gökkuşağını ise siyah beyaz televizyonlardan.
bu yüzden hep çocuğum ya!
biraz korkak,
biraz eksik,anlamsız
biraz şeffaf...
gün geçti,
renkler şaşırdı kendini.
"bu insan bu renk değilmiş, yanılmışım" dedirtti hayat bana.
işte o an;
bitirdim renk işlemeyi insanların en içine,
renk vermeyi bıraktım
ve kara kaleme başladım!
şimdi;
yine başladığım yerdeyim anlayacağınız.
ilk günkü siyah beyaz televizyon gibi
siyah beyaz bir kağıttayım..
başladığım siyah ve beyazdayım yine.
ne eksik ne fazla!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder