27 Ocak 2011 Perşembe

bir gün bakıcam ordalar mı?

bazen istemeden huysuz oluyorum.çok huysuz hemde..aksi!
olmamam gereken zamanlara da denk geliyor bu tabi, kırmamam gereken insanlara hatta. o an bunun farkına varıp kendimi durduramamam o kadar acı ki. (genelde de bu nalet zamanlara denk geliyor bu bazen olan huysuz ruh halim)

işte öyle zamanlar; hani şu bazen*lerde, kimseyi görmek istemiyorum. görürsem olacakları bildiğimden, insanları kırmak istemediğimden. aksi gibi o bazen*lerde hep bir yerler bir şeylere davetler geliyor hayata dair. ordan burdan şu veya bu sebeple çağrılıyorum ve "yok gelemicem" demek zor geliyor. diyorum ama sonunda zor da olsa diyorum(demek de zorundayım).sonuna da gerçekten içimden gelen o cümleyi ekliyorum;

"kusura bakmayın nolur!"

bir sorunum olduğunu anlıyorlar ama benim bile sorunumu bilmediğimi bir türlü anlamıyorlar. soruyorlar "neyi var gene bu kızın?" ve ardından gelen "bilmiyorum" cevabımı sevmiyorlar. sanıyolar ki "bilirim de söylemem". ve alınıp gidiyorlar," tamam bakalım anlatma" deyip hemde, kırılmadık bak mesajı vermek içinde "anlatmak istersen burdayım" diyorlar. biliyorum ki kendime geldiğimde gönüllerini alabileceğim, biliyorum ki hepsi beni düşündüklerinden ama sorun da burda ya anlamıyorlar onlara anlatamamanın bana ne kadar zor geldiğini, benim bile kendimde çözemediğim sorunlar olduğunu...
ne anlatıcaksam, ortada olanı ben anlamamışken onlara nasıl açıklayacaksam, ordalardır onlar. dedikleri gibi anlamak istediğimde ordadırlar, istediğim zaman gidebilir anlatabilirim. yeter ki anlatım yani!
hiç bakmadım ordalar mı diye ama hep inandım orda olduklarına! bir gün olur da anlatmaya karar verirsem, ki bu sorunumu önce kendim anlayıp paylaşmaya da hazır olmamı gerektircek, gidip bakıcam ordalar mı diye? hakikaten dedikleri gibi mi oluyormuş diye.
ama şimdilik susuyorum...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder