nasıl desem sanki detayları verince olanı biteni daha yaşamış gibi oluyorum, empatik olmaya bir adım da yaklaşıyorum da denebilir. ona ben olsam böyle yapardım diyebilmek daha samimi geliyor detaylarla.
evet "bugün şu insan bana darıldı, sonra aradım, baya konustuk, cozemedik bitti işte" diye anlatır size mesela karşınızdaki. üzülürsünüz, elinizden şöyle şöyle yapma artık yıpratma kendini demek gelir. ama korkarsınız nasıl yapmım, anlayamazsın ki şu anda neler hissettiğimi şeklinde verilecek herhangi bir cevaptan; en sonunda da "hayır tam olarak ne geçti aranızda bilemediğimden..." dersiniz mecburen. işte bu detaylar onu dememeniz için camdan duvarlar örerler. duvarın arkasını görürsünüz bilirsiniz, ama geçemezsiniz, söylemezsiniz.
sonuçta biriyle bir şeyleri paylaşıyorsanız eğer - ki bu bence çok zor bi karardır- birine güvenmek, anlatırsam rahatlayabilir miyim havasından kurtulmak zordur. neyse olur da tüm bu kafanızda yaptığınız muhakemelerin sonunda paylaşmaya karar veriyorsanız, tam paylaşın.
zor gelecek belki, çok daha zor; ama anlatın, o sizi daha iyi anlasın, yaşasın sizin ağzınızdan olayı..
ha bir de şu boyutu var ne kadar anlatsam da, yaşamadan bilemez ki! doğru! hatta bana göre çok doğru, o yüzden anlatamam hiçbir şeyi, her şey saklı durur içimde, dilim çözülcek olsa da beynim izin vermez paylaşmaya ya neyse...ama yok böyle düşünmüyor en azından bir nebze de yardımcı olacağına inanıyorsanız bir şeyleri paylaşmanın; tam anlatın! ya hep ya hiç...
sonuçta, mutluluk detaylarda gizli değildir her zaman, ama empati??
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder