birine çok kırılırsınız!
hani derler ya içinizde camdı vitrindi hepsi alaşağı olmuştur. tuz buzdur ortalık!
çıplak ayakla yürürsünüz kalbinizde gezinirken, ayaklarınız kanadıkça canınızda hissedersiniz kan kokusunu...
zordur. kabullenmek de, üzülmekten bıkmak da, yine mi demek de zordur!
hele ki üzülmemeye çalışmak; kolunuzun cimciklenmesi gibidir, önce acır ama morardıktan sonraki her dokunduğunuzda verdiği acı katlanılmazdır. her üstüne temas edildiğinde morluğun, yani her olayı size hatırlatacak bir şeyle her karşılaştığınızda; canınız tekrar tekrar yanar.
en kötüsü de morluklar kolay oluşur, ama zor iyileşir! tıp dilinde kanama alanıdır morluk! aslında halk dilinde de farklı bir şey değil, bir yerleriniz kanar sizinde!
tedavide yapcak şey bellidir; kurtulmak istersiniz darbelerden, kaçarsınız ama nafile! elinde sonunda çarparsınız bir taraflarınızı, olmadı biri morartır bir yerinizi! kaçamazsınız...
neyse ne! beni de biri morartmıştı tam kalbimden geçen haftalarda bilirsiniz! masal yazmıştık kardeşti o!
kardeşler daha çok morartır, daha çok kanatır dememe gerek yok herhalde.
aramadık sormadık bir kaç süre birbirimizi. o da bende düşündük...
gecenin bir vakti ertesi günkü final sınavımın buhranı içindeyken kapı çalındı! ve bitkisel yalnız* adına bir çiçek geldiğini söyledi sıska çocuk. inanamadım kimdir nedir düşünemeden kucağımda buldum saksıyı(: gözümden düşeni son damla yapan şey o çiçeği göndermesiydi! belki bu kadar etkili olcağını düşünmemişti ama o gece buna gerçekten ihtiyacım vardı(: olabilcek en güzel toparlanma seansıydı o çiçek benim için. güldürdü işte yüzümü; hemde portakal dilimi şeklinde!!!
neyse konuya dönersem; kardeştenmiş! kırdığı camları toplamak istediğini belirten bir not da iliştirmişti çiçeğin kenarına. okuduğumda düşündüğüm şey belliydi! tabiki gerçekten üzgündü, evet beni kocaman da mutlu etmişti o an, ama bir daha kırmıcak mıydı?
evet; belki de beni üzmek isticek son insandı, istemeden oluyordu tüm bunlar, bir anlık sinirdi falandı belki de ama tekrarlanmıcak mıydı? yine istemeden tuzla buz olmıcak mıydım?
aslına bakarsanız masal şimdilik devam ediyor ve ben hala sonunu bilmiyorum! bu sefer newton'un başımıza açtıklarına rağmen elmalar kafama düşsün istiyorum artık! kahkaha atmaktan yanaklarım, karnım ağrısın istiyorum!
çok mu şey istiyorum??
bilmem en azından istiyorum. şimdilik elimden gelenin en iyisi bu(:

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder